Altun, ”Uzlaşma sağlamak için eve gittim. Önce kendimi belediye yetkilisi olarak tanıttım. Maskeyi indirince beni tanıdılar. Beni tanıdıktan sonra üzerime yürüdüler. Ben de tabancamı çıkartıp, ablam ve eniştem hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmelerini söyledim. Şikayetten vazgeçmeleri için kendi hazırladığım evrakı imzalamalarını istedim. Uzlaşmak için gitmiştik. Tepki gösterip üzerime yürümeleri nedeniyle ateş edip hepsini öldürdüm.
Arkamda iz bırakmamak için yerde yattıkları sırada tekrar ateş edip, güvenlik kamera kayıtlarının silinmesi için de evi ateşe vermek istedim” dediği bildirildi. 7 kişinin öldürülmesinin ardından Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hamile eşi Zehra Altun, annesi İsmihan Altun, babası İbrahim Altun ve ablası Ayşe Keleş’in de aralarında bulunduğu 10 kişi ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. 4 kişi de adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
11 yıllık eşi 3 çocuk annesi hamile Zehra Altun’un ise yaklaşık 10 gün sonra doğum yapması bekleniyor. Savcılık, husumetin 2010 yılında Yaşar Dedeoğulları’na ait kedinin yan komşusu Lütfi Keleş’in ailesi tarafından alınmasıyla başladığını saptadı. 29 Temmuz 2010 günü Lütfi Keleş’in eşi Ayşe Keleş ve kayınvalidesi İsmihan Altun, evin yanında tarlada biber toplarken iddiaya göre traktörle geçen Yaşar Dedeoğulları, el işaretiyle İsmihan Altun’u gösterip hakarette bulundu. İki aile birbirlerinden ‘hakaret’ suçundan şikayetçi oldu.
İki aile bireyleri arasında 12 Mayıs’ta da kavga çıktı. Bu kavgada gözaltına alınan 16 kişiden aralarında Ayşe Keleş ve eşi Lütfi Keleş’in de bulunduğu 6 kişi tutuklandı. Ayşe Keleş, bir süre sonra tahliye olurken, Lütfi Keleş ve 1 kişinin tutukluluk hali devam ediyor. 22 Mayıs’ta iki aile arasında yeniden çıkan kavgayla ilgili de 20 şikayetçi ve şüpheli hakkındaki soruşturma devam ediyor.
