
“Boşluk fazla bulunan yerlerde bağlayıcı malzemesi çimento olan malzemeyle doldurulması veya fore kazık dediğimiz kazık yöntemleri kullanılarak ağırlık merkezinin aşağı doğru çekilmesi yapılabilir. Ağır merkezinin aşağı doğru çekilmesi deprem sonrasında etkiler sonrasında binanın düşey durumda kalmasını sağlıyor. Düşey durumda kalmasını sağladığı için de etkisini azaltıyor. Diğer bir yöntem ile de yer altı su seviyesini direnaj yöntemleriyle düşürülmesi mümkündür, bu da bir çözüm yöntemidir.”
“Mevcut bina stokumuza gelecek olursak bu konuda da vatandaşlarımızın bilinçli olması gerekiyor. Özellikle güçlendirme yapılacak binalarda mutlaka zeminin de durumunun dikkate alınarak onun da güçlendirilmesi ve gerekli analizlerin yapılması gerekiyor. Bu bölgelerde yaşayanlar şundan korkmasınlar. Zemin sıvılaşması olacak, kesinlikle olacak diye bir risk kimse diyemez. Bir risk var, bu riski en az seviyeye düşürmek gerekiyor.”
“Güçlendirme yaparken de mevcut bina stokunda bu durumun dikkate alınması gerekiyor. Zemin sıvılaşması olan bu 15 ilçede hiçbir şekilde bina yapılmaz diye bir şey söylenemez. Her koşulda, eğer bir yerde dolgu zemin varsa, alüvyon zemin varsa, suya doygun bir zemin olursa, bu su deprem anında yüzeye doğru hareket edecek. Özellikle Bakırköy, bunun içine Yeşilköy’ü de katabiliriz. Bu bölgelerde dolgu zemin olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğa üzerine yapılan yapay bir şeye her zaman tepki oluşturur, bu risk buralarda çok yüksek. O yüzden orada yaşayan vatandaşlarımız mutlaka bilinçli olması gerekiyor ve bu durumu depremin olacağı zamanı beklemeden şimdiden çözüm alması gerekiyor.”
Sonraki Haber
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …