
İSTANBUL DEPREMİ ÖNCESİ ŞEHİRDEKİ DEĞİŞİM
Atina Rasathanesi Direktörü Mösyö Eserinisti tarafından yazılan 10 Temmuz 1894 deprem raporunda, ilginç olaylara da yer verilmekteydi. Kıyıda bir çok yerde depremden önce deniz suyunun sıcak olduğuna tanık olunduğu yazılan raporda, Yeniköy’de depremden yarım saat önce denize giren iki kadının denizin ılık olduğunu hissettikleri ve aniden iki büyük dalga gördükleri bilgisi aktarılmış. O gün dalga olmasını gerektiren bir durumun olmadığı, havanın sakin olduğu ve herhangi bir vapurun da geçmediği yer alıyor. Kuyulardan da daha önce soğuk su çekilirken, çekilen suların depremden önce ılık olduğu da belirtiliyor. Raporda Büyük Ada’da depremden sonraki gün ve daha sonra depremden önce ve sonra pek çok gaz veya sıcak buhar çıkarak deniz suyunu ısıtmasından kaynaklı iki gün 3 kilometre uzunluğunda denizde dar bulut gibi bir duman görüldüğü bilgisine de yer veriliyor.
1509 İSTANBUL DEPREMİ
10 Eylül 1509’da Marmara Denizi’ndeki (42 km uzunluğundaki) Adalar Fayı üzerinde yaşanan depremde, 160 bin kadar nüfuslu kentte 109 cami ve 1070 ev yıkıldı, 4-5 bin arasında vatandaş vefat ederken 10 binin üzerinde kişi yaralandı. Depremin artçı sarsıntıları iki yıl kadar devam etti. Gelibolu’dan Edirne’ye kadar birçok yerleşim birimindeki yapılar ağır hasar gördü. Topkapı Sarayı, Fatih Cami, Beyazıt Cami, Galata Kulesi, Anadolu Hisarı, Yoros Kalesi, Boğaziçi, Rumeli Hisarı, Kız Kulesi ve Haliç gibi kentin önemli yapıları ağır hasar aldı.
1766 İSTANBUL DEPREMİ
22 Mayıs 1766 depremi, Kurban Bayramı’nın üçüncü günü gün doğuşundan yarım saat sonra perşembe sabahı gerçekleşti. Bu depremin merkez üssü de Adalar Fayı üzerinde yer alıyordu. Depremin bayram gününde meydana gelmesi ölü sayısının fazla olmamasında etkili oldu. Deprem esnasında korkunç gürültüler duyulduğu kaydedilirken, sarsıntılar aralıklarla 1 yıl kadar hissedilmeye devam etti. Rapor edildiği üzere depremden önce hissedilen yeraltı gürültülerinden sonra yaklaşık 2 dakika süren ana depremden 4 dakika sonra daha küçük ölçekli bir deprem oldu. İlk deprem Çorlu ile Büyükçekmece’yi yerle bir etti. Şehir, Mayıs’ta yeniden sallandı ve birçok caminin kubbesi yıkıldı. O yılın sonbaharı hiç bitmeyen sarsıntılarla geçti.
DEPREMİN HASARI İSTANBUL’UN BATISINDA YOĞUNLAŞTI
Depremin hasarı daha çok İstanbul’un batısında yoğunlaştı. Çatalca, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Kumburgaz, Burgaz, Lüleburgaz, Çorlu ve Tekirdağ (Rodosto)’da deprem hasarlarının gözlendiği güvenilir kaynaklarda yer almaktadır. Bu deprem Bozcaada, Selanik, İzmir ve güney Balkan’larda, Sırp kaynaklarına göre İstanbul’un 240 km kuzey-kuzeybatısında yer alan Aytos’da dahi hissedildi.
Sonraki Haber
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …