
İdeal koşullarda kentlerin bu araştırmalara olanak verecek şekilde planlanması gerektiğini söylüyor. Sançar, bu sınırlamaların da etkisiyle 1850’lerde meydana gelen depremin yerinin halen tam olarak kesinleşmediğini belirtiyor.
BBC Türkçe’ye konuşan İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Sinan Özeren, çalışmanın sonuçlarının Bursa’nın deprem riskinin anlaşılması açısından oldukça önemli olduğunu söylüyor. Özeren, Kuzey Anadolu Fayının kuzey ve güney kollarının farklı özelliklerine dikkat çekiyor.
BİRİKİM ÇOK YIKICI OLUYOR
Kuzeyde yüklenmenin fazla olduğunu söyleyen Özeren, güneyde senelik atımın daha az gerçekleştiğini belirtiyor ve ekliyor: “Bir segmentin üzerindeki yüklenme miktarı az olabilir. Ama çok uzun süre yüklenmiş olabilir.”
Özeren, bunun hasar yönünden en dramatik örneklerinden biri olarak Çin’de 2008 yılında yaşanan 7,8 büyüklüğündeki Wenchuan depremini veriyor: “Etrafındaki senelik atım çok ciddi değildi ama çok uzun süre birikim olmuştu.”
Sonraki Haber
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …