
Bazı örgüt üyeleri yüzünü saklamaya çalışırken, bu kişi rahat bir şekilde duruyordu. Örgüt, törende kendisine göre bir hiyerarşi izledi, tabunun yakınında, ilk saflarda, örgütün sözde yöneticilerinin durmasına izin verildi. Özel güvenlik ekipleri, kolkola bariyerler oluşturarak, tabuta herkesin yanaşmasını engelledi. Ancak, Öksüz’e benzeyen kişi hemen ikinci safta duruyordu.
Adil Öksüz, firar etmese, örgütün özellikle TSK içindeki bağlantılarının çözülmesine önemli katkıda bulunabilirdi. Öksüz, TSK’yı ele geçirmeyi kendisine hedef seçen örgüt için önemli bir isim. TSK içindeki FETÖ’cülerin önemli bir bölümünün belirlenmesine rağmen, hala yeni örgüt üyeleri deşifre ediliyor. Askeri üsse girerek, darbeyi yönlendirecek kadar etkili bir isim olan Öksüz, ele geçirilirseydi çok ciddi bağlantılar ortaya çıkabilirdi.
Adil Öksüz’e benzeyen şahıs, Fetullah Gülen’in mezarına toprak atarken de görüldü.
Bu durum da, bu şahsın önemi bir örgüt elemanı olduğunu gösteriyordu.
Çünkü stadtaki törene katılan az sayıda kişiye mezarın başına gelmesi ve gömülmesine katılma verildiği belirtiliyordu. Gülen’in gömülmesinin ardından FETÖ sosyal medya hesaplarında, bu kişinin Adil Öksüz olduğuna ilişkin paylaşımlar yapıldı. Bu hesaplarda, Öksüz’ün uzun zamandır Gülen’in gömüldüğü tesiste kapıda görevli olarak çalıştığı da belirtildi.
Bazı asker kökenli FETÖ şüphelileri Öksüz’ün darbe gecesi Akıncı Üssü’nde olduğunu doğruladı. FETÖ şüphelisi eski pilot albay Uğur Kapan’ın ifadesi:
“Sabah 06.30 sıralarında silahım bitmişti. Bulunduğum yerden Akıncı Üssü’ndeki karargah binasına geçtim. Brifing salonu olarak kullanılan yere girdiğimde tüm ve tuğgenerallerden oluşan 10-12 kişilik bir grup vardı. Tamamı üniformalıydı. İçlerinde sadece bir sivil vardı. Adil Öksüz olarak medyadan tanıdığım kişi de oradaydı.”
Hakim karşısına çıkan Öksüz, darbeden yalnızca 3 gün sonra, 18 Temmuz 2016’da, Ankara Batı Adliyesi’nden serbest bırakılarak kayıplara karıştı.