
“BATI’NIN ÇIKMAZI BURADA”
Çocukları çağın marazlarından koruyan kalkan ailedir. Okuldan önce ilk ve en önemli eğitim kurumu ailedir. Beşeri, sosyal ve devlet hayatımızda yeri doldurulmaz olan aileye sahip çıkmak, insana, topluma, devlete ve milletin istikbaline sahip çıkmak demektir. Aileyi çok çok önemseyen iktidarımız, partimiz şunu topluma aynı şekilde haykırıyor ve diyoruz ki, aileye önemi vermeyen hiçbir toplum ekonomik açıdan ne kadar müreffeh olursa olsun geleceğine güvenle bakamaz. Batı’nın çıkmazı şu anda burada. Güçlü toplum sadece maddi imkanlardan değil, güçlü bir aile yapısına sahip olmaktan geçer.
“CUMHUR İTTİFAKI’NDA LGBT DİYE BİR ANLAYIŞ YOKTUR”
Müslüman Türk milletinin alameti farikası olan güçlü aile yapımızı zayıflatacak her türlü girişim karşısında teyakkuz halinde olmalıyız. Gerek devlet gerek şahsi olarak meseleye yaklaşımımız bu yöndedir. Cumhur İttifakı’nda onun için LGBT diye bir anlayış yoktur. Varsın LGBT illet ittifakının malzemesi olsun, tepe tepe kullansınlar ama bizde bu yok. Bizde aile kutsal bir yapı. Bu kutlu yapıyı biz lekeleyemeyiz. Buna da müsaade etmeyiz, edemeyiz.
“85 MİLYON YETERLİ DEĞİL, ÇOK DAHA FAZLA NÜFUSA İHTİYACIMIZ VAR”
Evlenme yaşı yükseliyor, boşanma oranları artıyor. Boşuna 3 çocuk demiyoruz. Bu toplumun özellikle ihtiyacı var. Detayına burada giremem ama bizim şu anda Türkiye olarak nüfusumuzun 85 milyon olması yeterli değil. Çok daha fazla nüfusa ihtiyacımız var. Dünyamız giderek yaşlanıyor. Aile gibi güvenli sığınağa sahip olmayan toplumlarda intihar oranları, bağımlılık, uyuşturucu sorunları almış başını gidiyor.
“EN BÜYÜK TEHDİT, CİNSİYETSİZLEŞTİRME POLİTİKASI”
Son zamanlarda en büyük tehdit, cinsiyetsizleştirme politikalarıdır. Sapkın akımların hedefinde bizatihi aile kurumları vardır. Küresel bir zorbalıkla karşı karşıyayız. Sadece kadın erkek ilişkilerini değil, çocukları da hedef alan saldırılar karşısında aileyi, dolayısıyla insanı korumak bizim görevimizdir. Buradan bir kez daha ilan etmek isterim ki, Türkiye ve Türk milleti küresel cinsiyetsizleştirme dayatmalarına boyun eğmeyecektir. Evlatlarımızı bu sapkınların eline bırakmayacağız. Aile yapımızın dinamitlenmesine izin vermeyeceğiz. Bu noktada çok büyük bir rol oynayacak, Aile ve Gençlik Bankası’nın kuruluşunu inşallah yakında gerçekleştiriyoruz. Bu konudaki kararlılığımız sadece seçim meydanlarında değil, BM kürsüsünden de ifade ettim, ifade ettik. Aile müessesesini bekleyen tehdit ve tehlikelere dikkat çektim.
GAZZE’YE YÖNELİK SALDIRILAR
İsrail yönetimi 7 Ekim’den beri Filistinli kardeşlerimize yönelik acımasız bir katliam gerçekleştiriyor. Şu anda bizi izleyen bütün toplumlara sesleniyorum. Bu sabah da Katolik camiasına Papa vasıtasıyla seslendim. Camiler, kiliseler, okullar, pazar yerleri, hastaneler İsrail tarafından bombalanmaktadır. Bugüne kadar İsrail’in Gazze ve Ramallah’a yönelik saldırılarında çoğu çocuk ve kadın 6 binin üzerinde kardeşimiz şehit oldu. 17 bin kişi yaralandı. Etrafı tamamen kuşatılmış, 360 kilometrekarelik dar bir alanda yaşama tutunma mücadelesi veren 2.3 milyon insanın tepesine şu ana kadar 12 bin tondan fazla bomba yağdırıldı.
“GAZZE’YE SALDIRILAR KATLİAMA DÖNÜŞTÜ”
ABD orada, Avrupa orada. Bütün imkanları ile orada. Tek tek gelip ziyarete bulunuyorlar. Gazze’deki konutların yarısı ya yıkıldı ya zarar gördü ya da kullanılamaz halde. 600 bin Gazzeli yerlerinden edildi. BM ekipleri de orayı terk etmeyi planlıyorlar. Tüm savaşlarda olduğu gibi burada da en büyük mağduriyeti kadınlar ve masum çocuklar yaşadı, hala da yaşıyor. Tepkisiz kalmak mümkün mü? Hiçbir eylem böyle bir vahşeti meşru kılmaz. Gazze’ye yönelik saldırılar, kendini savunma sınırını aşmış, açık bir katliama ve barbarlığa dönüşmüştür.
Sonraki Haber
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …