
DEPREM-HAZIR BETON İLİŞKİSİ
Türkiye’de yapı stokunun güvenli olmadığı ifade eden Suna, “Ne acıdır ki sıklıkla orta ve büyük ölçekli bir deprem meydana gelen Türkiye’de hala her depremde benzer sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Meydana gelen depremler, deprem büyüklüğü ile orantılı olmayan can ve mal kayıpları ortaya çıkarabilmektedir. İzmir ve Elazığ depremleri bunun en yakın örnekleridir. Bu nedenle yapı stokumuzun güvenli ve uzun ömürlü olması gerekiyor. Bugün kentlerimizde var olan depreme direnci belirsiz yapı stokumuzun bir an önce iyileştirilmesi gerekir elbette. Ancak bu yapılırken yapı stokuna yeni riskli yapıların da eklenmemesi gerekir. Bu bağlamda, hazır beton üretimin inşaat kalitesini önemli ölçüde artırdığını biliyoruz. Fakat sektörde yeterli ölçüde kalite güvence sisteminin işletilemediğinin de farkındayız” dedi.
“BELİRLİ MESLEK GRUPLARI GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLDİ”
Kahramanmaraş depremleriyle ilgili yargı süreçleriyle ilgili de değerlendirmede bulunan Nusret Suna, şunları söyledi: “TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak sürecin başından beri yıkımda sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılması ve bu kişilerden hukuk nezdinde hesap sorulması gerektiğini söyledik ve söylüyoruz. Biliyoruz ki adil bir yargılama sonucunda gerçek sorumlular tespit edilip cezalandırılmadan ülkemiz benzer acıları yaşamaya, enkaz altında kalmaya devam edecektir. Fakat ne yazık ki yürütülen yargı süreçlerinde belirli meslek grupları adeta günah keçisi ilan edilmiş, masumiyet karinesi tam tersine uygulanarak, suçsuzluğu ispatlanana kadar tüm meslektaşlarımız tutuklu yargılanma yoluyla, öne alınmış bir cezalandırmayla karşı karşıya kalmıştır.
Yargı süreçlerinde kullanılan bilirkişi raporları çok ciddi sorunlar barındırmaktadır. Buna en iyi örneklerden biri de yıkılmış binalardan alınan karot örneklerine ilişkin raporlardır. Türkiye’de deprem sonrası bina performansını değerlendirme sürecinde karot alma işlemi, yapıdaki beton dayanımını belirlemede kritik bir araç olarak kullanılmaktadır. Ancak bu işlemin, yapı zaten yıkılmışken veya taşıyıcı sistem ciddi şekilde hasar görmüşken yapılması bilimsel ve teknik açıdan ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. Yıkılan binalardan alınan karotlarla yapılan analizlerin özellikle dava dosyalarında delil olarak sunulması, teknik olarak yanıltıcı olabilir ve adaletin yanlış kararlar vermesine yol açabilir. Bu nedenle uzmanların etik ve bilimsel sorumluluğu vardır.”
Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı kongrede 21 oturum gerçekleştirilecek. Kongrede aralarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden akademisyenlerin de bulunduğu çok sayıda bilim insanı, 71 ayrı bildiri sunacak. 2 gün sürecek olan kongre, eğitim oturumu ile sona erecek.
Sonraki Haber
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …