
TEDİRGİN DEĞİLLER!
Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş ise “Çınarcık’ta deprem oluyor; Adalar’da, Marmara Çukuru’nda büyük deprem bekleyenler her ne hikmetse tedirgin olmuyor” derken, olası büyük deprem riskine ilişkin şunları söyledi: “Sadece tarihsel kayıtlarla deprem tahmini yapmak günümüz için yeterli bilimsel yaklaşım değildir. Tarihsel belgeler elbette önemli ancak depremler noktasal olarak aynı yer ve büyüklükte tekrarlanmıyor. Marmara özelinde konuşacaksak, fayların ne kadar deformasyon ürettiğini, yüzeyden kaç km derinde kilitlendiğini de anlamamız gerekiyor.”
ENERJİ BOŞALIMLARI VAR
“Fay her sergemntte kilitli olmadığı gibi, her yerde enerji de üretmiyor. Çoğu yerde krip şeklinde deprem enerjisini harcayan segmentler söz konusu. Marmara Denizi’nin altından geçen iki ana kol var. Biri kuzeyden, diğeri güneyden ilerliyor. Güney ve kuzey kol lar arasında stres transferi söz konusu. Daha da önemlisi büyük depremler bir kuzeyde, bir güneyde meydana geliyor. Tarihsel dağılıma kuzey ve güney kol için ‘ardaşık deprem çifti’ diyorum. Şahsen Bursa ve çevresini etkileyecek büyük deprem riskini daha yüksek. 1999’da İzmit ve Düzce segmentleri kırıldı. Sıra güney kolda olabilir.”
900 YILDIR SUSKUN
Yer Bilimci Dr.Ramazan Demirtaş ise son 5 yıldır Marmara Denizi’nde 4 ile 5.8 arasında depremler yaşandığını dikkat çekerken, “Herkes İstanbul’u konuşuyor ancak İznik-Mekece hattında 900 yıldır suskun olan 7 büyüklüğünde deprem üretecek faylar var. “Güney kolda 3 parçalı kısım var. Son Gemlik depreminden sonra güney koldaki riskin arttığını söylememiz gerekir. Bu bölge ciddi risk altın” diye konuştu.
Sonraki Haber
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …