Pazar , 25 Ekim 2026

Marmara’da mikro deprem fırtınası… 4 uzmandan 4 farklı görüş!






PROF. DR. OKAN TÜYSÜZ: BİR DEPREMİN ÖNCÜ OLDUĞU ANCAK BÜYÜK DEPREM GELİNCE ANLAŞILIR
Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, yaşanan hareketliliğin doğrudan büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını vurguladı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Tüysüz, her büyük depremin ardından artçıların yaşandığını ancak her büyük deprem öncesinde mutlaka bir öncı deprem kümelenmesi oluşmayacağını belirtti. Adalar fayı üzerindeki bu mikro depremlerin, fayın aktif olduğunu göstermek dışında tek başına net bir mesaj vermediğini ifade eden Tüysüz, sürecin izlenmesi gerektiğini aktardı.




PROF. DR. OSMAN BEKTAŞ: SADECE GAZ PATLAMASI DEYİP GEÇİLEMEZ
Süreçle ilgili farklı bir boyuta dikkat çeken Prof. Dr. Osman Bektaş, deprem kümesinin yaklaşık 10 kilometre derinlikte, Adalar-Çınarcık fay sistemi üzerinde geliştiğini söyledi. Bölgede 1963 yılında 6,3 büyüklüğünde bir depremin yaşandığını hatırlatan Bektaş, mikro deprem yoğunluğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu. Bektaş, bu tür hareketliliklerin yalnızca “gaz patlaması” gibi basit gerekçelerle geçiştirilemeyeceğini, fay zonundaki dinamiklerin ve bölgenin derin jeolojik yapısının titizlikle analiz edilmesi gerektiğini belirtti.




PROF. DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY: ADALAR FAYI YAŞLI VE ÖLÜ BİR FAY
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise sarsıntıların beklenen büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilmesine karşı çıktı. Büyükada’nın güneyindeki hareketliliğin ana fay hattında değil, ana fayı kesen ikincil ve üçüncül tali faylarda gerçekleştiğini belirten Üşümezsoy, bu yapıların büyük stres biriktirme kapasitesi olmadığını dile getirdi. Adalar fayını “yaşlı ve ölü bir fay” olarak tanımlayan Üşümezsoy, bölgedeki mikro depremlerin 1999’dan bu yana görülen olağan stres boşalmalarından biri olduğunu ve kamuoyunda oluşan “büyük deprem geliyor” algısının bilimsel dayanağı bulunmadığını kaydetti.




PROF. DR. ÖVGÜN AHMET ERCAN: BÜYÜK DEPREM İÇİN EN ERKEN TARİH 2045
Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Adalar çevresindeki hareketliliğin panik yaratmaması gerektiğini ifade etti. Deprem kestirimlerinin yalnızca sarsıntı sayısına bakılarak değil, yer altındaki yaklaşık 12 farklı fiziksel parametre izlenerek yapıldığını belirten Ercan, kendi uzun vadeli öngörülerini paylaştı. Kuzey Marmara’da 7 ila 10 kilometre derinlikte iki ana kırılma beklediğini aktaran Ercan; oluşabilecek tsunami yüksekliğinin 2,5 metreyi geçmeyeceğini öngördü. Ercan, büyük deprem takvimi için en erken dönemi 2045, en olası zamanı 2075 olarak işaret ederken sürecin 2150 yılına kadar da gecikebileceğini savundu.




(Fotoğraflar: Pixabay)

Sonraki Haber

Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı

Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …