‘PSİKOLOJİK RAHATSIZLIĞIM BİR AÇIKLAMA, BAHANE DEĞİL’
Borderline kişilik bozukluğu olduğunu ve 15 yaşından bu yana psikiyatrik ve psikolojik destek aldığını aktaran Fleur, “Mental hastalıklarım benim izahatim, gerekçem değil” değerlendirmesini yapıyor.
Psikolojik rahatsızlıklarını tanımlayabildiğinde, bu rahatsızlıkların davranışlarını ve tecrübelerini nasıl etkilediğini de fark ettiğini dile getiren Fleur, “Çünkü depresyon üzgün olmaktan, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu odaklanmaya çalışmaktan, anksiyete de gergin hissetmekten çok daha fazlası” diyor.
Borderline kişilik bozukluğu teşhisi koyulduğunda kendini bu konuda eğitmek için çabaladığını aktaran Fleur, “Yıllarca anksiyete, depresyon ve yeme bozukluğuyla mücadele ettim ve berbat bir kişiliğim olduğunu düşünüyordum” ifadelerine yer veriyor.
Fleur, kendisine borderline kişilik bozukluğu teşhisi koyulduğunda ruhsal rahatsızlıklarının belirtilerinin “kişisel özellikleriyle” ne kadar bağlantılı olduğunu idrak ettiğini dile getiriyor. “Nihayetinde o kadar da kötü bir insan olmadığımı anladım. Terkedilme korkusuyla mücade ediliyormuşum ve bu nedenle insanları hayatımda tutabilmek için çaresizce çabalıyormuşum” diyen Fleur, psikolojik rahatsızlıklarının neredeyse bütün ilişkilerine zarar verdiğini fark ettiğini söylüyor.
Fleur, burada kritik bir soru yöneltiyor: Peki rahatsızlıklarımı bu tür davranışlarıma gerekçe olarak sunuyormuşum gibi görünmeden insanlara durumumu nasıl izah edebilirim?
Fleur sorusuna ise şöyle cevap veriyor:
“Kötü davranışlarınızı akıl sağlığınızla ilişkilendirmeniz aslında çok hassas bir konu. Yaptığımız bir hareket birisini incittiyse öylece el sallayıp ‘evet öyle yaptım çünkü hastayım’ deyip gitmemeliyiz. Olan oldu ve birisi bizim yaptığımız bir şeyden dolayı üzüldü. Karşınızdakine neden öyle davrandığınızı izah etmeniz insanların sizi anlamasına yardımcı olabilir.”
Doç. Dr. Nicholas Balaisis, akıl sağlığımızı yönetmenin, zaman, içsel gözlem ve sürekli psikoterapi gerektiren ağır bir iş olduğuna vurgu yapıyor.
Balaisis sözlerini şöyle sonlandırıyor:
Ruhsal sağlığımızın sorumluluğunu üstlenmek başka kimsenin suçlu olmadığı ya da mevcut endişemizden etkilenmediği anlamına gelmez. Ancak çoğunlukla gerekçelerin ardına (ve altına) bakmamız gerektiğini gösterir.
Kaynak: Psychology Today, Healthline, Symptomsofliving.com
