
ADALAR’A YIĞINAK SÜRÜYOR
Mevcut tablonun en hassas ayağını ise Ege’deki adaların silahlandırılması oluşturuyor. Sahadaki tabloya bakıldığında da Türkiye kıyılarına çok yakın adalarda askeri yoğunlaşmanın arttığı açık kaynaklar yansıyor. Midilli, Sakız, Sisam, Limni, Semadirek, Ahikerya, Rodos, İstanköy, Meis, Leros ve diğer On İki Ada unsurları Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarına yakınlıkları nedeniyle stratejik önem taşıyor.
FRANSA’NIN ROLÜ
Fransa ise Türkiye karşıtı denklemin en kritik ayağı. Yunanistan, Fransa’dan 24 Rafale savaş uçağı alırken, bir yandan da Belharra sınıfı fırkateynlerle donanmasını güçlendirme yoluna gitti. Dördüncü fırkateyn seçeneği ve Scalp Naval seyir füzeleriyle ilgili süreçler de Atina’nın deniz gücünü Doğu Akdeniz ölçeğinde artırma hedefi olarak yorumlanıyor. Rafale uçakları, Meteor havadan havaya füzeleri ve gelişmiş elektronik harp kabiliyetleriyle Ege hava sahasında Türkiye’ye karşı üstünlük arayışının parçası olarak değelendiriliyor. Belharra fırkateynleri ise yalnızca deniz platformu değil; hava savunma, denizaltı savunma ve uzun menzilli vuruş kabiliyetiyle Doğu Akdeniz’de kuvvet çarpanı anlamına geliyor.
LİBYA HAMLEMİZDEN RAHATSIZ
Uluslarası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise Fransa’nın desteğini yorumlarken, “Paris, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Libya, enerji, deniz yetki alanları ve savunma sanayi hamlelerinden rahatsız. Yunanistan ve GKRY üzerinden bölgede askeri-siyasi varlığını güçlendirmek, Fransa’ya hem Avrupa Birliği içinde liderlik alanı açıyor hem de Akdeniz jeopolitiğinde Türkiye’ye karşı karşı ağırlık üretme imkanı sağlıyor” diyor.
DEDEAĞAÇ KRİTİK ÖNEMDE
“ABD ayağı ise daha geniş ve daha derin” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Köni, “Washington ile Atina arasında 2021’de yenilenen Karşılıklı Savunma İşbirliği Anlaşması, ABD’nin Yunanistan’daki askeri varlığını kalıcı ve çok noktalı hale getirdi. Souda Körfezi, Larissa, Stefanovikeio ve Dedeağaç bu hattın öne çıkan noktaları. Souda, ABD donanması için Akdeniz’de kritik lojistik ve bakım imkanı sunarken, Dedeağaç özellikle Ukrayna savaşı sonrasında Balkanlar, Karadeniz ve Doğu Avrupa hattına askeri sevkiyat açısından stratejik değer kazandı. Yunanistan, ABD varlığını “NATO güvenliği” başlığıyla sunarken, Türkiye açısından bu tablo Batı Trakya’dan Ege’ye uzanan yeni bir baskı hattı anlamına geliyor” diye konuşuyor.
TÜRKİYE’NİN EGEMENLİK HAKKI
Müstafi Amiral Cihat Yaycı ise Avrupa Parlamentosu’nda Patriots for Europe (PfE), European Conservatives and Reformists (ECR) ve Europe of Sovereign Nations (ESN) gruplarından bazı milletvekilleri tarafından Avrupa Komisyonu’na Türkiye hakkında yazılı soru önergesi sunulduğuna dikkat çekerek, şu analizleri gündeme taşıdı: “Önergenin merkezinde Türkiye’nin Mavi Vatan doktrini ve Avrupa Birliği tarafından Türkiye’ye sağlanan mali yardımlar bulunuyor. Önergede Türkiye; Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenlik haklarını ihlal etmekle, ‘revizyonist’ bir deniz politikası izlemekle ve AB üyesi ülkelere tehdit oluşturmakla suçlanıyor. Her şeyden önce Mavi Vatan, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi yayılmacı veya saldırgan bir doktrin değildir. Mavi Vatan; Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarına ilişkin hak ve menfaatlerinin korunmasını esas alan bir deniz doktrinidir.”
Sonraki Haber
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı
Şarkıcı Nev hayatını kaybetti! Son röportajı yürekleri dağladı “Zor” ve “Sen Gibi” şarkılarıyla tanınan Nev, …